Malabadi Köprüsü‘nün o görkemli taş kemerini geride bırakıp Dicle’yi takip ederek Batman’a doğru ilerledik. Bir sonraki durağımız, adını hep hüzünle duyduğumuz yerdi: Hasankeyf.
Açık konuşmak gerekirse, biz de herkes gibi “keşke barajdan önce görebilseydik” diyenlerdeniz. Ilısu Barajı ile birlikte 12 bin yıllık antik kent büyük ölçüde sular altında kaldı. Bugün ayakta kalan ve gezdiğimiz yer ise 3 km ötede sıfırdan yaratılmış Yeni Hasankeyf ve Arkeopark Alanı.
Eski Hasankeyf Neden Sular Altında Kaldı?
Hasankeyf, Dicle Nehri kıyısında Asurlular’dan Artuklulara, Eyyubiler’den Akkoyunlular’a kadar 20’den fazla medeniyete ev sahipliği yaptı. Ilısu Barajı ve HES projesi kapsamında 2019-2020 yıllarında su tutmaya başlamasıyla birlikte, Aşağı Şehir, mağara yerleşimleri ve Artuklu Köprüsü’nün büyük kısmı baraj gölü altında kaldı.


Yeni Hasankeyf’te Neler Var? Taşınan Tarihi Eserler
Devlet, sular altında kalacak en değerli eserler için dünyada çok az örneği görülen bir mühendislik operasyonu yaptı. Eserler SPMT adı verilen dev tekerlekli taşıyıcılarla tek parça halinde taşındı.
Şu an Arkeopark’ta görebilecekleriniz:
1. Zeynel Bey Türbesi: Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın oğlu için 15. yüzyılda yapılmış, çinili dış cephesiyle Hasankeyf’in simgesi. İlk taşınan eser.
2. El-Rızk Camii Minaresi ve Kapısı: Fotoğraflarınızdaki iki yüksek minareden biri ona ait. 1409 Artuklu eseri.
3. Süleyman Han Camii: Diğer minare bu camiye ait. Eyyubi döneminin en önemli yapılarından.
4. Artuklu Hamamı, İmam Abdullah Zaviyesi, Koç Camii ve Orta Kapı: Toplam 7 büyük eser yeni yerinde sergileniyor.
Fotoğraflarda gördüğünüz o taş duvarlar, teraslı yürüyüş yolları ve kubbeli yapılar, eski Hasankeyf’in dokusunu yaşatmak için özel olarak tasarlanmış.

Bizim Hasankeyf İzlenimlerimiz: Beklediğimiz Gibi Değil, Daha Hüzünlü
Gittiğimiz tarihte birçok alan hala restorasyondaydı ve kapalıydı. Bu yüzden Arkeopark’ın bazı bölümlerini sadece dışarıdan görebildik.
Mimari olarak taş yapılar, fiziki özellikler ne kadar benzetilmeye çalışılsa da, insanın aklında hep o soru kalıyor: “Acaba suların altında kalan o orijinal mağara şehir nasıldı?” Bu merak duygusu, yeni Hasankeyf’i gezerken daha da artıyor. Yeni alan çok düzenli, çok temiz ama eski Hasankeyf’in o doğal, Dicle’nin içine gömülü kaotik ruhu yok. Yine de taşınan eserlerin ihtişamı görülmeye değer.
Su üzerinde tekne turu yapılabiliyor ve baraj gölü üzerinden eski kalenin sular altında kalan son kısımlarını, mağaraları uzaktan görebiliyorsunuz. Ancak zaman kısıtımızdan dolayı biz bu tura katılamadık. Eğer siz giderseniz mutlaka 30-45 dakikalık tekne turunu yapın.
Hasankeyf artık eski Hasankeyf değil, bunu bilerek gidin. Ama bu, tarihin nasıl sular altında kaldığını, mühendisliğin tarihi kurtarma çabasını ve Dicle’nin ortasında yükselen o hüzünlü manzarayı görmek için bile değer.
Eski Hasankeyf’i göremedik ama yeni Hasankeyf bize şunu öğretti: Bazı yerleri zamanında görmek gerekiyor.
Hasankeyf tamamen sular altında mı kaldı?
Evet, eski yerleşimin %80’inden fazlası Ilısu Baraj Gölü altında. Sadece kale kısmının üst bölümleri ve bazı mağaralar suyun üzerinde kalıyor ve tekne turu ile görülebiliyor.
Yeni Hasankeyf nerede?
Eski yerleşimin 3 km kuzeyinde, daha yüksek bir tepeye kuruldu.
Hasankeyf tekne turu kaç dakika?
Ortalama 30 ila 60 dakika sürüyor ve baraj gölü üzerinden eski kale etrafında dolaştırıyor.



💬 Yorumlar