🎭 Üç Eksi Bir – Tiyatro Oyunu İncelemesi
Tür: Dram / Tek Perde
Süre: ~55 dak.
Yaş Sınırı: 13+
Yazan: Nermin Yıldırım
Yöneten: Altuğ Görgü & Feri Baycu Güler
🧠 Konu – Kaybetmenin Ağırlığı
Üç Eksi Bir, kayıp, yas ve insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşme temasını derinlemesine işleyen bir drama. Oyunun merkezinde, sevdiği birini kaybetmiş iki karakter var: Seher Devrim Yakut ve Altuğ Görgü tarafından canlandırılan bu karakterler, acının yalnızca “gidenin yokluğu” olmadığını, aynı zamanda içimizde bıraktığı boşlukla yüzleşmek olduğunu sahnede sorguluyor.
Bazı sözcükler öylesine ağırdır ki taş gibi çökebilir insana…
Oyunun tek perdelik anlatısı da bu duygunun yükünü, ağırlığını ve iz bırakan izlerini sahneye taşıyor. “Üç eksi bir”, matematiksel bir basit işlemden çok kaybetmenin derin matematiğini sembolize ediyor:
“Sevdiğimiz biri bizden gittiğinde yanımızda ne kalır?”
“Geride kalan eksilen biz miyiz, yoksa geride kalan başka şeyler mi?”
👥 Oyuncular & Performans
Oyunda iki oyuncu sahneyi paylaşıyor:
-
Seher Devrim Yakut
-
Altuğ Görgü
Bu iki güçlü oyuncu, kayıp temasını yalnızca konuşmayla değil, beden dili, sessizlik ve sahnedeki boşluk duygusuyla da izleyiciye geçiriyor. Sahnenin tasarımı da bileşenlerin yavaşça yer değiştirdiği, karakterlerin içsel karmaşalarının fiziksel olarak açığa çıktığı bir atmosfer yaratıyor.
🎭 Sahne Tasarımı & Atmosfer
-
Işık ve ses tasarımı, karakterlerin iç dünyasındaki çalkantıyı ve belirsizliği yansıtacak şekilde tasarlanmış.
-
Dekor, minimal ancak sembolik… Boşluk, eksilme ve belirsizlik temasını sahnenin görsel diline taşıyor.
Bu yaklaşım, izleyiciyi direkt olarak karakterlerin psikolojik dünyasına çekiyor ve yas sürecinin yalnızca bir duygu olmadığını, bedenimizde ve zihnimizde ne kadar yer edindiğini hissettiriyor.
👁️ İzleyici Deneyimi & Tepkiler
Üç Eksi Bir, izleyiciden yüksek puan alıyor ve birçok kişi tarafından etkileyici bir deneyim olarak tanımlanıyor. Bazı izleyici yorumlarında oyunun kısa ama etkili yapısı, düşünceye sevk eden teması ve güçlü oyunculuk sıkça öne çıkıyor.
Sosyal medya ve izleyici platformlarında belirtilene göre:
-
Oyunun temposu kısa ama yoğundu
-
Bazı sahneler hala akıllarda çarpıcı bir his bırakıyordu
-
Karakterlerin iç hesaplaşmaları birçok kişi tarafından “kendi yaşam sorgulamalarına” benzetildi
🧠 Biz Ne Hissettik?
Üç Eksi Bir’den çıktığımızda ilk his, sessizlik ve ağır bir iç düşünceydi.
Oyun kısa, ama kalpte iz bırakan bir ritme sahipti. Sahnede oyuncuların yokluk ve kayıp üzerine kurdukları diyaloglarda, sadece “gidenin boşluğu” değil, aynı zamanda geride kalanların kendi iç hesaplaşmalarıyla yüzleştiğini gördük.
Bazı anlarda şunu düşündük:
“Birini kaybettiğimizde yalnızca bir kişi eksilmiyor mu, aynı zamanda kendimizden de bir şeyler gidiyor mu?”
Sahne tasarımı ve oyuncuların duruşları, bu sorgulamayı sadece kelimelerle değil, beden dilinin sessizliğinde de aktardı. Oyun, bir dramdan çok içsel bir yansıma seansı gibi hissettirdi; izlerken durup kendi kayıplarımızla yüzleşmemizi sağladı.
